ZENGİN ÜLKEYİZ YERE SAĞLAM BASIYORUZ...


ZENGİN ÜLKE'YİZ YERE SAĞLAM BASIYORUZ

Zenginlik elbette güzel şeydir. Herkesin mutlu ve iyi olmasını, hayat standardının yüksek olmasını kim istemez. Buna kim karşı çıkar. Tabiiki zenginliğinde müthiş görüntüleri vardır. Bzide de mutlu görüntüler ve zenginliğin fotoğrafları vardır. Bu zengin ülkemizde bir kaç yediemin ruhsatlı otopark izledim.

Tıka, basa yeni model her cins araçlar, iş makineleri hacizli çürümeye terkedilmiş, her türlü korunmadan mahrum adeta göz yaşı döküyor. Aslında göz yaşı döken çaresiz işini yürürtebilmesi, para kazanabilmesi için aldığı araçların sahibi düştüğü yoksulluktan, yıllarca ödediği vergiden, çalıştırdığı işçiden, ödediği SSK pirimlerinden sonra piyasanın zenginliğinden batarak göz yaşını içine akıtan çaresiz vergi mükellefleri.

Diğer tarafta, hayatı boyunca otobüslerde seyahat etmiş, sonradan ülkeyi yöneten her kesi zengin yapacağını milli gelirin 40.000 dolarlara çıkacağını her fırsatta söyleyen, zengin avrupa ülkelerinin büyümesini gerie bırakılacağını bu yolda lider ülkeler arasında yer alacağını haykıran iktidar garantisi ile Bankaların, düşük taksit fiyatları, uzun vadeleri cazip fiyatla aldıkları otomobiller.

Yine aynı tekrarlarla, zenginler gibi yaşayalım düşüncesi ile taksitlerle aldıkları ev sahipleri. Velhasıl bütün yaşamlarını, inandıkları hükümetlerinin inandırıcılığına inanan, işçi, emekli,memur, küçük esnaf ve diğerleri derin bir çukura düştü. İşyerleri kapandı, talep kalmadı, arz yolda kaldı. Bankadan alınan araçlar otoparka çekildi, borç bitmedi. Temerrüt faizlerini ödenen taksitlerde karşılamadı. Araçlar satılamadı otopark sahiplarine park ücreti olarak kaldı. Ordanda hurdacıların dükkanıda sökülmüş parçaları tüketiciye hizmet etmek için müşteri bekliyor. Keza devlette aynı işi yapıyor.

Malı değerinin altında satıyor veya satamıyor. Siftah etmeden dükkan kapatan mükelleflerin içinde,kira,işçi ücreti ürünün maliyeti olan işletme sermayesi devletin inkar edilemez gücü ile özel görevlendirilmiş vergi dairesi başkanlarının kanun devletini işlettkleri görev anlayışı ile yıkımlar halen sürmektedir. Hükümet olayları görmek istediği gibi görmeye başladı.

Dolar,Avro,bankaların bilançoları bizim miş gibi deklara edilmeye başlandı. Bunları bizim zannederek Borsa düşünce ağladık,çıkınca sevindik. Gerçeği gördük ama bizde kuyuya düştük. Artık iyi dedikya kötü de diyemedik. Devlet alacağına atmaca, doğruda! ama devlet sosyal, hukuk devleti değilmi? Yunanistan'a bakıyorum. Bir Alman gazeteci Yunan halkına ateş püskürüyor. Nedeni işsizlerin 1000 avro ile 3000 avro işsizlik maaşı almalarına rağmen feryat etmeleri imiş. Alman bize gelse ortalama emekli maaşını görse bizi döver herhalde. Bu görünenler, görünmeyenlerin %03 dür. Pekala iyisi yokmu diyeceksiniz ? elbette vardır, Siyasetçi,siyasetçi çocukları ve kayıtdışı olanlardır. Kimse beni kafayı yemiş diye düşünmesin.

Etrafına baksın daha kötüsünü göreceklerinden eminim. Sanki A'raf suresinin 179 Ayeti bugünler için vahiy olmuş gibi düşündürüyor. Anlayamadığım bir konuda, seçimlerde bin bir güçlükle oy kullandık güzelde, milletvekillerini niçin seçtik. Ben bizi yukarda tarif ettim. Eksiğinin olmadığına inanıyorum.

Bizim milletvekillerimiz nerde gören varmı? Milletvekillerine devlet parası ile makam arabası layık görülür iken, halka neden parası ile taksitle aldığı araçlar layik görülmüyor.Bunu sorma özgürlüğümüzdemi yoksa yok.

Özellikle Bayan vekillerimizin dikkatine sunuyorum.Çocuğuna bir lokma mama bulamayan annelerin sayısını, Allah herkese din,iman ve vicdan nasip etsin.

SAYGILARIMLA
Ahmet GÖZÜBÜYÜK
Emekli Başkomiser

Yorum Ekle

 

 

 


 
 
 

 

 

SİTE YÖNETİMİ 






Sponsorlarımız  

 
 
KISA MESAJ
 

 

Web Sitemiz Namrun Çamlıyayla ilçesini tanıtım amaçlı açılmıştır.
   Sitemizde yayınlanan içerik kaynak gösterilmeden ve izin alınmadan kullanılması kesinlikle yasaktır.Her hakkı saklıdır.
Copyright © 2008 - 2010 | Çamlıyaylamız

 

Zirve100 Toplist