AHMET GÖZÜBÜYÜK'ÜN BAKIŞ AÇISINDAN "DÜNYA KADINLAR GÜNÜ"...


8 Mart 1857...

40 000 dokuma işçisi kadının grevi ve neticesi 129 işçi ölümü 26-27 Ağustos 1910 tarihinde Kopenhag kentinde Uluslar arası Sosyalist Kadınlar konferansında, Alman Clara Zetkin önerisi ile 8 Mart 1857 yılında ölen kadınların anısına "DÜNYA EMEKÇİLER KADINLAR GÜNÜ" olarak kabul edilmesine rağmen, 16 Aralık 1977 yılında Birleşmiş milletler tarafından 8 Mart "DÜNYA KADINLAR GÜNÜ" olarak kabul edildi. 1921 yılında genç Türkiye Cumhuriyetinde "EMEKÇİ KADINLAR" günü olarak ilk olarak kutlandı.

1975 yılında toplanan kadın konferansında, 1975 kadın yılı olarak kutlandı.

Bu Tarihler Kadınların çilesini ve nasıl değerlendirdiklerini göstermektedir.

Yıllardan beri, karı çadırda kadınları, davar güder iken, tulumu ile su taşır iken, 300-400 davarı süt sağar iken, çocuk doğurur iken görürüz. Burçak tarlalarında "Burçak Tarlasında Çocuk doğurdum" türküsünü söylerken görür idik. Pamuk tarlalarında kazma sallar iken, daha sonra pamuk toplar iken, kışında sebze toplayarak çile çeker iken izlerdik. Okuma yazma hak getire, çocuk yetiştiren kadına okumayı çok gördük.

Çamlıyayla Atatürk İlköğretim Okulunun Web sitesinde okulun 1928-1929 öğrenim döneminde kız öğrenci ismi bulunmamaktadır. Fakat 1931-1932 döneminden başlamak üzere kız çocuklarının azda olsa isimlerinin görülmesi Çamlıyayla halkının gururudur. Tarih boyunca kadına şiddet ve kaybolan kadınların sayısı, kadına taciz ve tecavüz olayları bitmemiştir. Fuhuşa zorlanan ve ve satılan kadınlar, cinsel kölelik bir sektör oluşturmuştur. Kadın cinayetleri törelere konu olmuştur.

Kadın hep günahkar görünmüştür. Dinsel olarak yanlış anlatımlarla kadın okuma yazmadan mahrum bırakılarak evin anası ama kölesi olmuştur. Erkeklerin nezdinde seks objesi olarak halen görülmektedir. Kadınların cinayete kurban edilmesi sıradan bir yaşam olmuştur. Kadına gülmek, oturmak kalkmak, özgürce yaşamak, kadından kadına şiddet uygulamak kadınlara bizlerin biçtiği kefen kaderi olmuştur.

Azgın tekelerin beğenmeyip çıtır eş arayarak çocuklarımın anası dediği kutsal kadını sokağa atan veya 3-5 kuma ile erkekliğini ispat etmek isteyen sapık kocaların rezaleti en büyük utanç kaynağıdır. Yazmakla bitmeyecek acılar ve sancılar içinde yaşamını onuru ve gururu ile ölmekle, yaşamak arasında çile çeken kadınlara senede bir gün al bu senin günün demek kadına iltifat değil, husumettir.

Bütün bu çektirilen çilelere rağmen, kifayetsizde olsa, içim yanık "gününüz kutlu olsun, analar, bacılar" diyorum.

SAYGILARIMLA
Ahmet GÖZÜBÜYÜK
Namrun Gazetesi.com Köşe Yazarı

 

Yorum Ekle

 

 

 


 
 
 

 

 

SİTE YÖNETİMİ 






Sponsorlarımız  

 
 
KISA MESAJ
 

 

Web Sitemiz Namrun Çamlıyayla ilçesini tanıtım amaçlı açılmıştır.
   Sitemizde yayınlanan içerik kaynak gösterilmeden ve izin alınmadan kullanılması kesinlikle yasaktır.Her hakkı saklıdır.
Copyright © 2008 - 2010 | Çamlıyaylamız

 

Zirve100 Toplist