Çamlıyayla'nın mabedi dediğimiz (lampro) eski adı Namrun
Kalesi doğa harikasıdır. Asurlulara kadar giden tarih
yolculuğundan bugüne kadar gelmiş muhteşem kaleye tarihi
yolundan yukarıya çıkar iken geçmiş tarihi okuruz. Halen
tarih yaşamaktadır bu mabette. Neresine ayak basarsanız
geçmişin izleri vardır ayaklarınızın altında size geçmişi
aktaran. Üzerindeki tarihi yapılar ve ceviz ağaçları ve
diğer bitkiler yıllara meydan okumuşçasına dimdik
ayaktadır.Kalenin üstünden Çamlıyayla'yı izlemek
ayrıcalıktır. Çamlıyayla bütün ihtişamı ile 4 bir taraftan
ayaklarımızın altındadır doğa harikası güzelim
Çamlıyayla'mız.
Kuzeyde Bolkar dağları bütün çekiciliği ve
güzelliği ile gizemli duruş sergiler. Etraftaki sarıçam
ormanlarının varlığı ayrı bir güzellik katar gözlerimizin
önüne. Doğu yönde muhteşem At Dağı, bütün ihtişamı ile adeta
sizi çağırır. Ulu meres, çakırlı boğazı, Fakılar köyü uzakta
olsa iç içe gibi yakın gelir insana. Göpter, Çayır ekinliği
yukarda muhteşem düzlük sığır yaylası ve onun yanında Sınap
kalesi size adeta el sallar bende buradayım diye. Göpter den
Çayır ekinliği, körükler arası asırlık pelit anıt ağaçları
ihtişamı ile karşınızdadır.
Güneyde Tepen sesi, yerlice,
çuvalgı, ucarı ve hak kapan vadisi cehennem deresi kanyonunu
uzaktan seyretmenin zevkine doyum olmaz kendinizden
geçercesine. Batısında Cuma yakası, zevzek tepesi, Çatal
oluk, Tallıç ve koz ağacı köyünü doğal bitki dokusu ve
muhteşem evleri ile uzaktan seyretmeye doyum olmaz.
Ladin ve Toros sediri ormanları ayrı bir duygu yükler
istemeseniz de hayaller dünyasında yaşatır insanlara.