Sarıkaya'dan tepen sesine doğru yol aldığımızdan kıvrılarak
giden asfalt yoldan hemen peşinize size refakat eden
rengârenk kuşların davranışları ancak bu kadar yakın
dostluklar göstergesidir. Seda sitesinden başlayan yolculuk,
mümkün olduğu kadar doğası korunmuş egzotik yayla evlerinin
güzelliği ile bağ ve bahçeleri ressam elinden çıkmış tablo
gibi gözümüzün önünde adeta resmigeçit gösterisine dönüşür.
Ergene, çuvalgı yol kavşağından baktığınızda, sol
tarafınızda Hak kapan vadisi kale önü, karşı tarafta Cuma
yakası halı gibi yeşillikleri içimizden bir şeyler alır ve
resmi bütün zevki ile içimize işler. Sağ tarafta Kala deresi
vadisi, bir tarafı demir taş, kale ardı, karşı taraf
zarafeti ile anıt pelit ağaçları ile çayır ekinliği,
körükler arası, künk ve biraz uzakta göpter bütün ihtişamı
ile eşsiz yeşilliği ile sanki mutluluk mendili sallar
bizlere.
Güneşin battığı yöne baktığımızda yıldız üçgeni
üzerinden bir geminin burnu gibi gözüken Çamlıyayla'nın
mabedi muhteşem (lampro) Namrun kalesi bütün ihtişamı ve
otantik duruşu ile bizleri selamlamaktadır. Bu kale aynı
zamanda ilçenin isim babasıdır. Çamlıyayla-Tarsus
karayolunun Yıldız kavşağından Kale köyü rampasına
tırmanmaya başladığınızda, Çamlıyayla dört bir taraftan
günün şartlarına göre planlanmış lüks villalarla, eski yayla
evlerinin, bozulmamış eski doğal yapısı ile yüksek ceviz
ağaçları, elma, armut, erik, bağlar, harika çamları ile
suluboya resim gibi bakışlarımıza tatlı bir haz verir.
Muhteşem kale sağınızda kalarak kale köyüne vasıl
olduğumuzda her ne kadar çoğu kaybedilmiş olsa da eski köy
evleri bir tarihi anlatmaktadır. Halen eski geleneklerini
muhafaza eden Çamlıyayla halkının Samimi havasını ve
sıcaklığını hissedersiniz. Eski köy evleri sanki açık hava
müzesidir.