Çamlıyayla'mız konumu itibari ile Torosların 1450 rakımında
doğanın bir hediyesidir. Bizler ki kıymetini iyi bilmemiz
lazımdır. Bitki örtüsü, endemik ve flora bitkilerini,
Dünyada ki endemik bitkileri ile kıyasladığımızda çok önemli
tespitlere ulaşırız. Allah'ın lütfü olan bu biyolojik
çeşitliliği koruya bildiğimizi söylememiz mümkün değildir.
İşte Çamlıyayla'yı sevmek ve tanıtımını yapmak burada
başlamaktadır.
Fitocoğrafya veya vejetasyon bilim dalı bütün
bitkilerin yeryüzü dağılımını, bitki örtüsü ve bitkilerin
çevre ilişkilerini inceler, korunmasını sağlar. Bitki ve
bitki örtüsü türlerini ve çevre ile ilişkilerini inceleyerek
geleceğe bilimsel olarak bitki ve bitki örtüsünün korunması
için çalışmalar yapar. Anadolu'muzda konzevatif
endemiklerle, progresif endemikler bir arada yaşamını
sürdürmektedir. Ekolojik dengenin bozulmaması için bunları
korumaya çalışmaktayız.
Bugün için Ergene beldesindeki
oluğun meydana getirdiği canlılığın izlerini uzun zaman
silemeyiz. Görülmeye değenyerlerden harika bölgedir.
Sabahleyin ekolojik domates ve sıkma ile kahvaltının tadına
doyamazsınız. Buz gibi suyun ferahlığı insanı sanki bir
yerlerde hayal âlemine alıp götürüyor. Tepen sesinde bulunan
ve tarihi değeri olan tatlı su oluklarını da yaşatmak
lazımdır. Sarı kayadan Atdağı na doğru doğayı izlemek
istisnadır.
Ergene'de yerli halkın yetiştirdiği, ekolojik
sebze ve meyveyi başka yerlerde bulma şansımız çok azdır. Bu
güzelim yerlerin doğal bitkisi olan Sarı Çamlar bilene
nimettir. Çamlıklar altından Karşıdan Moroluğun gizemli
görünüşü, Kale deresi vadisi ile Sığır yaylası yükseltisinin
arasında kalan dünya güzeli bağ ve bağ ve bahçeleri ile
gizemli çayırekinliği ve göpter sanki selam veriyormuş gibi
gelir insana.
Cennette zanneder insan kendisini...